Şimdi ne olacak ?

Şimdi ne olacak ?

 Bütün ümitlerin tükendiği noktada sorulan sorudur: şimdi ne olacak? Koskoca 40 yıl boyunca devam eden mücadeleler, katliamlar, direnişler, işkenceler, tutuklanmalar; örgütlenmeler ve dağılmalar.

Şimdi ne olacak ?

Aynı yolu bir daha yürüyecek miyiz? Aynı yolu sanki hiçbir şey olmamış gibi baştan mı yürüyeceğiz?

1960’larda başlayan devrimci hareket artık ölümcül bir dönemece girmiş durumda.

Solun diğer gruplarını sayıp dökmeye gerek yok. Onlardan bir şey bekleyen de yok.

Burada bahsedilen elbette THKP-C – Devrimci Yol ve onun ardılları.

Şimdi ne olacak?

Bir türlü becerilemeyen “12 Eylül 1980 yenilgisiyle hesaplaşma” mı becerilecek? Sosyalizmin ideolojik, politik problemlerine güncel ve devrimci cevaplar mı bulunulacak?

Kimin kime güveni kaldı? Yıkılmayan duvar, kirlenmemiş el kaldı mı? Genel bir özeleştiriye kim hazır? Son onbeş yılın, son otuz yılın hesapları, yeterince üst üste birikmedi mi?

Meydanı faşistlere, AKP’ye, bin bir çeşit politik cambaza bırakıp gidecek miyiz? Kendimize, ülkemize ve tüm insanlığa borcumuz yok mu?

ÖDP’de, EDP’de ya da başka yerde, var olmaya devam edenler bütün bu olup bitenler karşısında hala “hayırhah” mı kalacağız.

Şeflerin yaptıklarını onaylamıyoruz. Ama biraz da kendimize bakalım: şeyh uçmaz mürit uçurur; bu kifayetsizleri o mevkilere getirenler biz değil miydik? Yıllarca söyledikleri en bayat laflarda bile binbir hikmeti biz aramadık mı?

Şimdi ne olacak?

Zemin düzlendi; en babacan sol grup bile birkaç yüz kişiyi aşmıyor. Söylediklerine kendileri bile inanmayan insanları niye hala ciddiye alıyoruz?

 Hasan Cengiz Yazar