Ayvalık'ta Dolgu Kavgası

Ayvalık’ta Cunda İskelesi’nden yat limanına uzanan sahil doldurulacak. Çevreciler: Kıyıda yeni yapılaşma ve rant alanı oluşturulacak. Belediye: Doldurulan bölge sadece park olacak.

Ayvalık ilçesinde belediyenin ‘kentsel yaşam alanı oluşturmak’ amacıyla denizi doldurmak istemesi tartışma yarattı. 1970’li yıllarda doldurulan kısmı, yeniden 10-22 metre arasında genişleterek rekreasyon alanı oluşturmak isteyen Ayvalık Belediyesi’nin planına karşı çevreciler imza kampanyası başlattı.

Ayvalık Belediyesi, Cunda İskelesi ile yat limanı arasındaki tümü birinci derece kentsel sit olan bölümde yapacağı dolgunun hazırlıklarını sürdürürken, proje Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan onay aldı. Projeye Bayındırlık Bakanlığı’ndan onay beklenirken, dolgu alanının yer yer 60 metreye çıkacağı duyumlarını alan çevreciler harekete geçti.

Dolgu uygulamasının, yeni yapılaşmalara zemin hazırlayacağını ve rant alanı oluşturacağını ileri süren sivil toplum örgütü temsilcileri, “Dolgu değil, doğayı korumaya yönelik imar planı istiyoruz” dedi. Sorunun çözümü için kentin kıyı şeridi boyunca mevzi imar planı hazırlanması gerektiğini kaydeden Güney Marmara Doğal ve Kültürel Çevreyi Koruma Derneği (GÜMÇED) Edremit Körfezi Şubesi Başkanı Mimar Mehmet Akif Öznal, “Mimarlar Odası temsilcileri, sanat tarihçileri ve kent planlamacılarının katılımıyla toplantılar yapılmalı. Gerekirse referanduma da gidilmeli” diye konuştu.

‘Yasadışılık yok’
Ayvalık’ın CHP’li Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen ise, projenin izin sürecinin 1.5 yıldan önce tamamlanmayacağını belirterek, “Uygulama, incelemelerin ardından başlayacak. Yasadışı bir davranış söz konusu değil. Ranta yönelik bir adım da atmıyoruz. Böyle bir olgu olsa ilk olarak ben karşı çıkarım. Projeye göre, bu alan 10 ile 22 metre arasında doldurulacak ve rekreasyon alanı oluşturulacak. Üzerinde büfe dahil hiçbir yapı olmayacak. Tamamen halkın nefes alacağı, denizle buluşabileceği bir yeşil alan oluşturmak istiyoruz” diye konuştu.

Ayvalık, Dolgu Tartışıyor

Haber: Cumhuriyet EGE/Köksal DURUKAN 17.10.2005
Bütünü kentsel SİT alanı olan Ayvalık’ta, kentsel yaşam alanı oluşturma adına yapılmak istenen deniz dolgusu tartışma yaratıyor. Ayvalık Belediyesi, 1970’li yıllarda kent merkezinde doldurulan kısmı 10 ile 22 metre arasında genişleterek rekreasyon alanı oluşturmak istiyor. Karşı çıkan çevreler ise, dolgunun 60 metre olacağı yönünde duyumlar aldıklarını ve bunun gelecekte rant olanağı yaratacağını vurguluyor. Kent merkezi ile yat limanı arasındaki dolgu uygulamasının, yeni yapılaşmalara zemin hazırlayacağını belirten yurttaşlar, “dolgu değil, doğayı korumaya yönelik imar planı istiyoruz” söylemini dile getiriyorlar.

Projenin Anıtlar Kurulu onayı gelirken Bayındırlık Bakanlığı incelemesi henüz başlamadı.

Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen , projenin izin sürecinin 1,5 yıldan önce tamamlanmayacağı belirtirken, “Uygulama, incelemelerin ardından başlayacak. Yasadışı bir davranış söz konusu değil. Ranta yönelik bir adım da atmıyoruz. Böyle bir olgu olsa ilk olarak ben karşı çıkarım” diyor.

Sahil kıyılarında yer alan ve SİT kapsamında bulunan yerleşim birimlerinin günden güne büyümesi beraberinde pek çok sorun getiriyor. Bu duruma son örnek Ayvalık’ta gözleniyor. Yerel yönetim, kentin SİT alanı olduğunu ve bu nedenle herhangi bir proje geliştirilemediğini savunarak, yaşam alanı yaratma adına deniz dolgusunun kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Dolguya karşı çıkan kesimse imza kampanyası başlattı, şu ana kadar 336 yurttaşın imzasına ulaşıldı. İmza metnini hazırlayanlar, zaman kaybedilmeden kıyı şeridi boyunca tarihi dokuya uygun mevzi imar planı hazırlanmasını istiyorlar.

Ayvalık Belediye Başkanı Türközen Türközen, dolgu yapılması planlanan alanın uzun yıllar önce doldurulduğunu söyleyerek, “Bizim hazırladığımız projeye göre, bu alan 10 ile 22 metre arasında doldurulacak ve rekreasyon alanı oluşturulacak. Üzerinde büfe dahil hiçbir yapı olmayacak. Tamamen halkın nefes alacağı, denizle buluşabileceği bir yeşil alan oluşturmak istiyoruz” görüşlerine yer veriyor. Türközen, Ayvalık merkezindeki deniz kenarının tamamen boş kalması ve yurttaşların kullanımında olması için mevcut büfeleri, balıkhaneyi boşalttıklarını söyleyerek, “Biz böylesi uygulamalar yaparken, rant alanı yaratma adımları attığımıza yönelik sözlerin tutarlılığını kamuoyunun taktirine bırakıyorum” diyor.

Türközen, dolgu projesinin Anıtlar Kurulu’ndan onay aldığını ve Bayındırlık Bakanlığı incelemesini beklediğini söyleyerek, “Bununla da kalmayacak. Bakanlık incelemesi ardından üst peyzaj izninin alınması gerekecek. Tüm bunlar 1,5 yıldan önce bitmez. Sürecin tamamında verilecek izinler doğrultusunda hareket edeceğiz. Deseler ki, 200 metrelik bir dolgu olacak o zaman eleştirileri anlayabilirim ve ben de karşı çıkarım. Biz, halkımızı denizle buluşturmak istiyoruz. Bu kötü bir şey mi?” diye soruyor.

Söz konusu uygulamanın ranta yönelik anlayışı yansıttığını belirten ve bu anlamda belediyenin projesine onay vermeyen yurttaşlar, “Ayvalık kültürünü yok etmek için yapılacak uğraşların başlangıcına karşı çıkıyoruz” diyorlar. Konuyla ilgili komisyon kuran kentliler şu metnin altına imza atıyorlar: “Eski dolgu yetmezmiş gibi kıyıya ikinci bir dolgu yapılmak istenmektedir. Oysa, bir çirkinlik abidesi olan otoparkın, balıkçı halinin ve tostçuların kaldırılarak, oluşturulacak yeni mekanlara taşınmasıyla, burası halkın günlük ihtiyacını karşılayan, eskiden olduğu gibi denizle buluşturan mükemmel bir dinlenme yeri olabilir. Ayrıca yat limanına kadar uzanan bu dolgunun yüz elli metrelik bölümü altmış metre genişliğinde olacaktır. Şimdi, balıkçı teknelerinin yer aldığı, Ayvalık çamlarıyla bütünleşen bu nefis koy, dolgudan sonra yeni yapılaşmalara yol açacaktır. Artık keyfi uygulamalara dur demenin zamanı gelmiştir. Ayvalık sahipsiz değildir. Bu kentin kültürüne inecek yeni bir darbe, yalnız bu şehirde yaşayanlara değil, tüm insanlığa, tarihe ve geleceğe indirilmiş darbe olacaktır.”

Sorunun çözümü için kentin kıyı şeridi boyunca mevzi imar planı hazırlanması gerektiğini bildiren yurttaşlar, bunun için Türkiye Mimarlar Odası temsilcileri, sanat tarihçileri ve kent planlamacılarının katılımıyla toplantılar yapılması ve ardından oluşacak görüş doğrultusunda hareket edilmesini istiyorlar.