Annenizin margarinini bırakın anneannenizin zeytinyağını yiyin

Annenizin margarinini bırakın anneannenizin zeytinyağını yiyin, fastfood’u bırakın sefertası taşıyın. İşyerinizde işçiyseniz, ya da öğrenciyseniz yemekhane talebinde bulunun, işverenseniz ya da yalnız çalışıyorsanız fastfood dışında çözümler bulun.
Eskiden toprak ağaları yanlarına alacakları marabayla oturup yemek yerlermiş. Yemeğini en hızlı yiyen marabayı işe alırlarmış. Patronların gözüne girmek gibi bir derdimiz olmamalı.

Sebze yiyin ama GDO’suz, hormonsuz olsun. İspanya’da kişi başına düşen z.yağı tüketimi 20 litreyken Türkiye’de 0,70 Litreyi aşamıyor. Dahası Orta ve Doğu Anadolu zeytinyağını hemen hiç kullanmıyor. Türkiye 1 milyon ton çiçekyağını Ukrayna’dan ithal edip pazarlıyor. Ama kendi çiftçisine sırtını dönüyor. Çin ve Suriye yüzmilyonlarca zeytin ağacı dikerken biz hala margarindeyiz.

Şimdilerde “trend” oldu sağlıklı beslenme ama trend olduğu için değil; sağlıklı beslenme herkesin en doğal hakkı olduğu için, tarımın sorunu bütün toplumun hayati sorunudur.

Zeytin ölmez ağacıdır. Cennetten geldiğinine ya da onu tanrıça Athena’nın bizlere bahşettiğine eminim.

İnsanla zeytin ağacının ilşkisi çok uzun zaman öncesine dayanır bu süre içinde zeytin insana uyum sağlamıştır, dahası (pek üzerinde durulmaz ama) insan da zeytine uyum sağlamıştır. Bu yüzden zeytinyağının insan sağlığına “en az zararlı” yağ olduğu saptanmıştır.

Zeytinyağının ve “yemek yeme”nin bir lüks tüketim metaı olmaktan çıkarılması gerekmektedir.

Ayrıca zeytin Akdeniz iklimi olan her yerde, kıraç ve susuz arazide bile yetişebilen, 1000 yıl yaşayabilen, ağaç olması nedeniyle erezyonu da engelleyen bir bitkidir.

“Ayvalık Tostu” bir demogojidir. Böyle bir şey yoktur. “Ayvalık zeytinyağı” vardır. Bir de onu şimdilerde ele geçirmeye çalışan Saros ve efradı vardır.

Burada yoldaşımız Jose Bove’yi McDonalds’a yönelik eyleminden ötürü tebrik ederek anıyorum. :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir